İçeriğe geç
onlinemasal.com.tr
Kaplumbağanın Minik Teleskobu

Kaplumbağanın Minik Teleskobu

Ebru Mina TOMURCUK

Ebru Mina Tomurcuk'un kaleme aldığı Kaplumbağanın Minik Teleskobu, yumuşak yosunlar ve uzun sazlarla çevrili sıcak bir gölette yaşayan küçük, yuvarlak bir kaplumbağanın hikâyesini anlatıyor. Zeytin kahverengi kabuğu ve kehribar rengi gözleriyle her akşam göletin kenarına gelen kaplumbağa, gökyüzü pembe ve mora döndüğünde yıldızları izlemeyi çok sever. Gölet dev bir ayna gibidir ve yıldızlar hem yukarıda hem de suda pırıldar. Boynunda taşıdığı pirinç çerçeveli minik teleskop ise uzun zaman önce bulunmuş özel bir hazinedir; ne var ki yıldızları net görmek için fazlasıyla küçüktür.

Bir gece kaplumbağa tuhaf bir şey fark eder: Göletteki yıldızlar bulanık ve dağınık görünmektedir, sanki biri onları yumuşak bir bezle silmiş gibidir. Daha büyük bir teleskobu olsaydı yıldızları net görebileceğini düşünüp dururken, vücudunda küçük örgülü bir dal çantası taşıyan parlak yeşil bir kurbağa yanına gelir. Kurbağa teleskop yapamayacağını ama üzerinde sallanmadan durabileceği sağlam bir platform inşa etmesine yardım edebileceğini söyler. Böylece ikisi birlikte göletin çevresinde düz çubuklar ve pürüzsüz çakıl taşları toplamaya koyulur.

Kurbağa zeki bir yapıcıdır; taşları üst üste dizerek sağlam bir taban oluşturur, çubukları çapraz ekler ve yumuşak otlarla bağlar. Çalışırken yıldızların sıcak, parlayan gazdan oluştuğunu, hatta bazılarının bütün dünyamızdan daha büyük olduğunu anlatır. Kaplumbağa hem şaşırır hem de öğrenmenin keyfini çıkarır. Son taş da yerleştirildiğinde küçük ama sağlam platform hazır olur. Kaplumbağa platforma tırmandığında yıldızlar artık bulanık değildir; hem gökyüzünde hem de suda keskin ve pırıl pırıl parlar. İkisi sırayla yıldızları adlandırır, onlar hakkında hikâyeler uydurur ve gökyüzünü birlikte inceler. Kitap, yardım istemenin ve arkadaşlığın her işi daha iyi yaptığını sıcak bir dille anlatıyor; paylaşmayı, merak etmeyi ve birlikte öğrenmeyi seven çocuklar için uygun bir masal.

Kitabı Oku

PDF görünmüyorsa buradan yeni sekmede açın.

Kitaptan Bir Bölüm

Kaplumbağanın Minik Teleskobu - Yazar : Ebru Mina TOMURCUK

Bir zamanlar, yumuşak yosunlar ve uzun sazların çevrelediği sıcak bir gölette, pürüzsüz zeytin kahverengi kabuğu olan küçük, yuvarlak bir kaplumbağa yaşarmış. Her akşam, gökyüzü pembe ve mora döndüğünde, kaplumbağa suyun kenarına yürür ve yıldızlara bakarmış. Gölet dev bir ayna gibiymiş ve yıldızlar hem yukarıda hem de aşağıda pırıldarmış. Kaplumbağa, yıldızların suda dans ediyormuş gibi görünmesine bayılırmış. Günün en güzel anı buymuş. 1

Kaplumbağanın merakla parlayan büyük, sıcak kehribar rengi gözleri varmış. Boynunda ince bir ipe asılı, pirinç çerçeveli minik bir teleskop taşırmış; bu, uzun zaman önce bulunmuş özel bir hazineymiş. Ama teleskop yıldızları net görmek için çok küçükmüş. Yine de kaplumbağa onu hep takarmış, bir gün gökyüzünü düzgünce inceleyebilmeyi umarmış. Her gece yıldızları izler ve onları yakından görmeyi hayal edermiş. 2

Açık bir gecede kaplumbağa tuhaf bir şey fark etmiş. Göletteki yıldızlar bulanık ve dağınık görünüyormuş, sanki biri onları yumuşak bir bezle silmiş gibi. Kaplumbağa gözlerini kırpıp kısmış ama yıldızlar yine de bulanık kalmış. "Eyvah," diye iç çekmiş kaplumbağa. "Keşke daha büyük bir teleskobum olsaydı, yıldızları net görebilirdim." Kaplumbağa dilemiş de dilemiş ama hiçbir şey değişmemiş. Yıldızlar bulanık bir parıltı olarak kalmış. 3

Tam o sırada, vücudunda küçük, örgülü bir dal çantası taşıyan parlak yeşil bir kurbağa oradan geçmiş. Kurbağanın altın rengi gözleri pırıldamış. "Merhaba dostum! Neden suratın asık?" diye sormuş kurbağa. Kaplumbağa bulanık yıldızları ve teleskop dileğini anlatmış. Kurbağa kocaman gülümsemiş. "Ben teleskop yapamam ama sana üzerinde durabileceğin sağlam bir platform yapmana yardım edebilirim. Böylece sallanmadan gökyüzünü ve suya yansımasını inceleyebilirsin." 4

Kaplumbağanın kehribar rengi gözleri kocaman açılmış. "Bir platform mu? Kulağa harika geliyor!" Kurbağa çantasını açmış ve kaplumbağaya bir sürü düz çubuk ve pürüzsüz çakıl taşı göstermiş. "Daha fazlasını bulmamız gerekecek," demiş kurbağa. "Hadi birlikte çubuk ve taş toplayalım." Kaplumbağa hevesle başını sallamış. Göletin çevresine doğru yola çıkmışlar; kurbağa zıplayarak, kaplumbağa yürüyerek projeleri için malzeme toplamışlar. 5

Kurbağa zeki bir yapıcıymış. "Önce sağlam bir taban oluşturmak için taşları üst üste dizelim," diye açıklamış. Kaplumbağa, kurbağanın her taşı dikkatlice yerleştirip tam oturmasını sağlamasını izlemiş. "Şimdi çubukları çapraz olarak ekleyebiliriz," demiş kurbağa. Kaplumbağa çubukları sabit tutarak yardım etmiş, kurbağa da onları yumuşak otlarla bağlamış. Birlikte çalışmışlar ve platform şekillenmeye başlamış. 6

Çalışırken kurbağa yıldızlardan bahsetmiş. "Yıldızların sıcak, parlayan gazdan oluştuğunu biliyor muydun?" diye sormuş kurbağa. Kaplumbağa büyülenmişçesine dinlemiş. "Hatta bazı yıldızlar bütün dünyamızdan daha büyük!" Kaplumbağanın gözleri yuvarlaklaşmış. "Gerçekten mi? Bu inanılmaz!" Kurbağa sırıtmış. "Birlikte çok şey öğrenebiliriz." İnşa etmeye devam etmişler, bilgi ve kahkaha paylaşmışlar. 7

Platform giderek daha yüksek ve sağlam olmuş. Kurbağa, kaplumbağaya çubukları tam doğru şekilde nasıl dengeleyeceğini göstermiş. "Takım çalışması onu sağlam yapar," demiş kurbağa. Kaplumbağa yardım ettiği için mutlu hissetmiş. Son taşı yerleştirmişler ve işlerini hayranlıkla izlemek için geri çekilmişler. Platform küçük ama sağlammış, bir kaplumbağanın tırmanması için mükemmelmiş. "Hazır!" diye sevinçle bağırmış kurbağa. 8

Kaplumbağa platforma tırmanmış. Minik pençelerinin altında harika bir şekilde sağlam hissetmiş. Kaplumbağa önce gökyüzüne, sonra gölete bakmış. Yıldızlar artık bulanık değilmiş! Hem yukarıda hem de aşağıda parlak ve net parlıyorlarmış. "Onları görebiliyorum!" diye bağırmış kaplumbağa. "Her yıldız keskin ve pırıl pırıl!" Kurbağa kaplumbağanın yanına zıplamış ve ikisi birlikte parıldayan gökyüzüne bakmışlar. 9

Kaplumbağa minik pirinç teleskobunu çıkarıp içinden bakmış. "Yıldızlar yakından daha da güzel," demiş. Kurbağa bir yıldız grubunu işaret etmiş. "Buna Büyük Ayı denir," demiş kurbağa. "Kaşığa benziyor!" Kaplumbağa gülmüş. "Görüyorum! Bir de şurada parlak bir tane var." Sırayla yıldızları adlandırmış ve onlar hakkında hikâyeler uydurmuşlar. 10

Kaplumbağa kurbağaya dönmüş. "Bana yardım ettiğin için teşekkür ederim," demiş. "Bu platformu tek başıma yapamazdım." Kurbağa gülümsemiş. "Arkadaşlar bunun içindir. Ben de senden yıldızlar hakkında çok şey öğrendim!" Kaplumbağa, yardım istemenin her şeyi daha iyi yaptığını fark etmiş. Mesele sadece teleskop değilmiş; bu harikuladeliği bir arkadaşla paylaşmakmış. Gölet de sanki onaylıyormuş gibi pırıldamış. 11

O geceden sonra kaplumbağa ve kurbağa gölette sık sık buluşmuşlar. Küçük platforma oturup yıldızları birlikte izlemişler. Kaplumbağa ay hakkında bilgiler paylaşmış, kurbağa da takımyıldızlar hakkında hikâyeler anlatmış. Kıkırdamışlar ve öğrenmişler, gölet de onların neşesini yansıtmış. Kaplumbağanın merakı büyümüş, dostlukları da öyle. 12

Kaplumbağa, meraklı olmanın ve yardım istemenin ikisinin de önemli olduğunu öğrenmiş. "Eskiden her şeyi tek başıma yapmam gerektiğini düşünürdüm," demiş kaplumbağa. "Ama takım çalışması öğrenmeyi daha eğlenceli kılıyor!" Kurbağa başını sallamış. "Ve her soru yeni bir keşfe yol açar." Gölete bakmışlar; yıldızlar sanki takım çalışmalarını kutluyormuş gibi daha da parlak görünmüş. 13

Bir akşam kurbağa yıldızlar hakkında küçük bir kitap getirmiş. "Hadi daha fazla öğrenelim!" demiş. Ay ışığında birlikte okumuşlar. Kaplumbağa galaksiler ve gezegenler hakkında yeni bilgiler keşfetmiş. Kurbağa sorular sormuş, kaplumbağa cevaplamış. Kafaları karıştığında gülmüşler, anladıklarında sevinçle bağırmışlar. Öğrenmek bir maceraymış ve bu macerada birliktelermiş. 14

Kaplumbağa gölete bakıp gülümsemiş. "Bu gece yıldızlar çok parlak parlıyor," demiş. "Çünkü onları birlikte izliyoruz," demiş kurbağa. Yan yana oturmuşlar; kaplumbağanın kehribar rengi gözleri ve kurbağanın altın rengi gözleri pırıldayan ışığı yansıtıyormuş. Platform onları sağlam tutmuş, takım çalışmalarının bir simgesiymiş. Ve göletteki her yıldız sanki sadece onlar için pırıldıyormuş. 15

Böylece kaplumbağa ve kurbağa yıldızları incelemeye devam etmişler; hep meraklı, hep birbirlerine yardım ederek. Kaplumbağanın boynundaki küçük teleskop, büyük keşiflerin genellikle küçük sorularla ve onları paylaşacak bir arkadaşla başladığının bir hatırlatıcısıymış. Gölet, yıldızlar ve sağlam platform, takım çalışmasının ve merakın her yıldızı parlak yaptığının mutlu bir hatırlatıcısı olarak durmuş. 16

Bu bölüm kitaptan alınmış bir önizlemedir (yaklaşık 848 kelime). Devamı için kitabı okuyun ya da PDF'i indirin.

Künye

Kitap
Kaplumbağanın Minik Teleskobu
Yazar
Ebru Mina TOMURCUK
Kategori
Çocuk Masalları
Dil
Türkçe
Biçim
PDF · 10,9 MB
Sayfa
18
Kelime
yaklaşık 848
Yayın
onlinemasal.com.tr
Erişim
Ücretsiz okuma ve indirme; kişisel kullanım içindir, hakları yazarına aittir.

Sık Sorulanlar

Kaplumbağanın Minik Teleskobu PDF ücretsiz mi?

Evet. Kaplumbağanın Minik Teleskobu bu sitede ücretsiz okunur ve indirilir; üyelik ya da ödeme gerekmez.

Kaplumbağanın Minik Teleskobu kaç sayfa?

Kaplumbağanın Minik Teleskobu 18 sayfadır ve yaklaşık 848 kelime içerir.

Kaplumbağanın Minik Teleskobu hangi cihazlarda okunur?

PDF biçimindedir; telefon, tablet ve bilgisayarda tarayıcı içinde okunur, isterseniz indirip çevrimdışı açabilirsiniz.

Kaplumbağanın Minik Teleskobu kitabının yazarı kim?

Kaplumbağanın Minik Teleskobu kitabının yazarı Ebru Mina TOMURCUK'dır; kitap Çocuk Masalları kategorisinde yer alır.